
EYLÜL: AŞKIN DEĞİL, EKSTRELERİN AYI
Eylül için yazılan o süslü şiirleri, sararmış yaprak güzellemelerini ve "sonbaharda aşk başkadır" edebiyatını bir kenara bırakalım. Gerçekçi olalım: Eylül, romantizmin değil, hesap makinesinin ayıdır.
Yaz boyunca "Aman canım dünyaya bir daha mı geleceğiz" diyerek açılan o parantez, Eylül’ün ilk haftasıyla birlikte sertçe kapanır. Deniz kokusunun yerini, evde açılan ilk doğalgaz faturasının stresi ve kredi kartı ekstresinin soğuk duşu alır. Şairler "Eylül bir kaçıştır" derken haklıydı belki ama kaçılan yer aşıklar parkı değil; bütçe açığı kapatma maratonudur.
Özellikle çocuklu aileler için Eylül, romantik bir hüzün değil, doğrudan bir finansal kriz ayıdır. Okul taksitleri, kırtasiye listeleri, servis ücretleri derken yapraklar değil, cüzdanlar dökülür. Bekarlar için durum çok mu farklı? Değil. Kışlık gardırop yenileme telaşı, yaklaşan soğuklar öncesi evin eksikleri ve yazdan kalan borçların ilk taksitleri sıraya girer.
Eylül ayında gözlerin buğulanması şiirsel bir aşktan değil, bankadan gelen "asgari ödeme tutarı" bildirimindendir. Kalbiniz birine doğru çarpmak ister ama o sırada aklınıza kışlık doğalgaz m3 fiyatları gelir, durulursunuz.
Kısacası Eylül; romantik hayallerin, hayatın somut gerçeklerine çarptığı aydır. Yapraklar dökülürken, siz sadece o yaprakları süpüren belediye işçisinin mesaisine ve kendi muhasebenize bakarsınız. Şiir yazmayı Ekim’e bırakın; Eylül’de önce hesapları denk getirmek gerekiyor.

