YEREL BASIN SUSMAZ

YEREL BASIN SUSMAZ


Yerel basın, bu ülkenin vicdanıdır.

Büyük manşetler uzaklarda atılırken, hayatın tam ortasındaki sorunları yerel gazeteler yazar. Yerel kanallar gösterir. Yerel radyolar anlatır.

Ama en çok da yalnız bırakılır.

Yerel radyo; bütçesiyle değil, inadıyla yayın yapar.

Yerel televizyon; teknik imkânlarıyla değil, emeğiyle ayakta kalır.

Yerel gazete; tirajıyla değil, hafızasıyla yaşar.

Reklam yok denecek kadar azdır.

Destek sınırlıdır.

Ama beklenti büyüktür.

Yerel basın; sabah ilk açılan, gece en son kapatılan kapıdır.

Haber beklenir, ses beklenir, duruş beklenir.

Ama o duruşun bedelini kimse sormaz.

Yerel radyoda bir programcı sadece konuşmaz.

Editördür, spikerdir, teknisyendir, bazen de muhasebecidir.

Yerel televizyonda bir muhabir yalnızca çekim yapmaz; montajı da yüklenir, yayına da girer.

Yerel gazetede bir kalem; yazıyı da taşır, gazeteyi de dağıtır.

Buna rağmen yerel basın, eğilip bükülmez.

Çünkü bilir:

Eğilirse, şehir susar.

Yerel basını küçük görenler şunu unutur:

Ulusal dediğiniz her mecra, bir gün yerelden çıktı.

Yereli zayıflayan bir ülkenin, merkezi güçlü olmaz.

Buradan açıkça söylüyorum:

Yerel basın yardım istemiyor.

Hak ettiği değeri istiyor.

Reklam pastasında pay,

Kaynakta adalet,

Ve en önemlisi saygı istiyor.

Yerel basın ayakta kalmazsa;

Kent hafızası çöker,

Toplum sağırlaşır.

Ve biz, buna razı değiliz.

Çünkü yerel basın, hâlâ dik duruyor.

Ve dik duranlar, er ya da geç tarihe not düşer.

Google+ WhatsApp