Merhamet ve Özdeğer: İçsel İyileşme Yolculuğu

Merhamet ve Özdeğer: İçsel İyileşme Yolculuğu


Merhamet, kalpten bakmak, kalbiyle nazar etmek ve öze ulaşmaktır. Koşulsuz sevginin tezahürüdür. Ancak bizler genellikle dış odaklı oluruz ve kendi yaralarımızı iyileştirmek yerine, başkalarının acılarında şifa ararız. Bu, bazen iyi olsa da çoğu zaman kendimizi kendimizden uzaklaştırmamıza yol açar. İyileşme, dışarıda değil, içimizde başlar. Karşılıklı akışta gelişen bu duygu, doğru yönde bir adım olabilir, fakat asıl şifa içsel yolculukla mümkündür.

Bir yakınınız hata yaptığında, ona nasıl davranırsınız? "Olan oldu, üzülme" dersiniz, değil mi? Peki ya kendinizi benzer bir durumda nasıl hissedersiniz? Kendinizi neden acımasızca eleştirir, küser, kızar ya da hakaret edersiniz?

Çünkü çocuklukta, özdeğer, özsevgi ve özşefkat yeterince beslenmemiştir. Hep dışarıdaki onaylar, başkalarının düşünceleri önemsenmiştir. Bu yüzden, insan kendisini her alanda mükemmel görmek zorunda hisseder. Bir hata yaptığı zaman, kendi değerini kaybetmiş gibi hisseder.

Oysa herkes biriciktir. Kendimize bir hata yaptığımızda, kendimize sahip çıkmak çok önemlidir. Evet, bu duruma geldim, fakat bunu da aşacağım. "Her şey güzel olacak, üzülme" diyerek, kendimize acının içinde bile sahip çıkmalıyız. Kendi içimizde şefkat ve merhametle yer almalı, kendimize sarılmalıyız.

Zihnimizi nasıl işlersek, öyle bir yaşam kurarız. Kendimize yönelik olumlu düşünceler ve şefkatli yaklaşım, içsel iyileşmeyi sağlar.

Bu yüzden her zaman şunu söylemeliyiz:

"Kendimi seviyorum. Yaptığım her hatanın sorumluluğunu alıyorum. Kimseyi suçlamıyorum; suç yok, deneyim var. Ve ben kendime şefkatle yaklaşıyorum. İçimdeki ben ile bir olup, merhametle kendimi sarıp sarmalıyorum. Özdeğerimi, özsevgiyle bütünleyip, merhametle kendimi koruyorum. Tüm benliğimi özümle birleştirip, hayatımı daha keyifli hale getiriyorum. Şükürler olsun."

Google+ WhatsApp