SAL GİTSİN MASKELERİ

SAL GİTSİN MASKELERİ


Biliyor musunuz, bence bugünlerde en çok yorulduğumuz şey olduğumuzdan farklı görünmeye çalışmak.

​Sabahtan akşama kadar hep bir roller içindeyiz. İş yerinde "her şeyi halleden" insan, arkadaş ortamında "hiçbir şeyi takmayan" tip, sosyal medyada desen zaten herkes hayatının zirvesinde! Ama akşam eve dönüp kapıyı kapattığınızda, o gardınızı indirdiğiniz an var ya... İşte orada baş başa kaldığınız şey tam olarak sizsiniz. Ve ne yazık ki en çok da o halimizden kaçıyoruz.

​Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, artık birbirimize bile öylesine "Nasılsın?" diyoruz. Kimse gerçekten "Nasılsın?" cevabını dinlemek için sormuyor, "İyiyim, sen?" deyip geçelim istiyoruz. Çünküsü fazla derin, çünküsü yorucu. Birine "Aslında hiç iyi değilim, kafam çok karışık" demek sanki bir zayıflıkmış gibi geliyor.

​Oysa samimiyet tam olarak burada başlıyor bence: "Uzatmayayım, bugün pek iyi değilim" diyebilmekte. "Yapamadım", "Korkuyorum" ya da "Bilmeyebilirim" rahatlığında. Mükemmel görünmek zorunda değiliz ki. Robot değiliz, insanız; kırılırız, yoruluruz, bazen çuvallarız.

​Bugün biraz durun, kendinizle kalın ve o kasıntı hallerin hepsini bir kenara bırakın. Kendi kendinize dürüst olmaktan zarar gelmez. Hayat, başkalarına şov yapacağız diye kendimizi kaçıracağımız kadar uzun değil.

​Salın gitsin yani

Google+ WhatsApp