Chp Genel Başkan Yardımcısı Ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan’ın Açıklaması''

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, “Ne Celal Çelik’ten FETÖ’cü çıkar, ne bunun üzerinden Cumhuriyet Halk Partisine gelmeleri de mümkün değildir. FETÖ’nün karşısında bütün kariyerini heba etmeyi göze almış bir avukatın, şimdi bunun üzerinden yeni kumpaslar tezgahlayabilmek için böyle bir muameleye maruz bırakılmasını ne hukuk, ne adalet, ne ahlak, ne vicdan kabul eder. Buna yüksek sesle karşı çıkacağız” dedi.

Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Tezcan’ın açıklaması şöyle:

Öğrenebildiğimiz kadarıyla FETÖ soruşturması çerçevesinde hakkında arama kararı yapıp soruşturma başlandığı söyleniyor, dün tarihiyle soruşturmadan bahsediliyor evraklardan görebildiğimiz kadarıyla. Bunu kabul edebilmek mümkün değil. Türkiye’de yargının ve soruşturmaların hangi noktaya geldiğini bu çerçevede bu arama ve soruşturmayla bir kere daha ibretle görüyoruz. Ne yazık ki, yalanın sınırı yok, dilin kemiği yok, iftiranın insafı yok. Celal Çelik’i herkes bilir. Celal Çelik FETÖ’nün en kudretli olduğu dönemde bu çetenin yargıda en yüksek noktalarda olduğu dönemde herkesin bu çete mensubu olmak için can attığı, öyle görünmek için can attığı dönemde büyük bir cesaretle Ergenekon, Balyoz gibi, Fethullahçı çetenin yargı eliyle yaptığı kumpas davaları ve uygulamalara karşı direnmiş ve Yargıtay Tetkik Hakimliği görevindeyken emeklilik hakkını almadan istifa etmiştir. İnternete giren herkes görür. Celal Çelik’in yaşamının hiçbir döneminde FETÖ’yle yolu kesişmemiştir. Yaşamının her döneminde FETÖ’yle mücadele etmiştir ve hakimlik mesleğini kariyerinin en güzel, en önemli noktasında, hakimlik mesleğini cesaret edip bırakmıştır.

Şimdi bu soruşturmayı açan savcılar merak ediyorum 2011 yılında FETÖ’nün en kudretli zamanında Celal Çelik cesaretle mesleğini bırakıp FETÖ’ye kafa tutarken ve istifa ederken neredeydi? Bu soruşturmaları yürüten savcılar o gün neredeydiler? Hangi tavrı göstermişlerdir ve bugün Celal Çelik’i böyle bir iftirayla ilişkilendirmenin peşine düşüyorlar. Bu kabul edilebilir bir şey değildir.

TÜRKİYE’DE BİR ŞEYLER TEKRAR EDİLİYOR

Ha bunun sebepleri olacaktır, çıkacak ortaya. Böyle bir saldırıya pabuç bırakma niyetinde değiliz. Biz hukukun gerçekten herhangi bir kumpasa fırsat vermeden işlemesi gerektiğini söylüyoruz. Bugün Celal Çelik’in evinde yapılan bu aramayı gördüğüm zaman, yıllar öncesine gidip rahmetli Türkan Saylan’ın evinde yapılan aramalar geldi gözümün önüne. Dönemin yine eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un gözaltına alınma süreci geldi gözümün önüne. Yine Sabih Kanadoğlu ya da Seyfi Oktay’a dönük benzeri operasyonların yapıldığı günler geldi gözümün önüne. Yani Türkiye’de bir şeyler tekrar ediliyor. Bugünkü iktidar sahipleri o gün bu operasyonları yapan, bu kumpasları yapan FETÖ’yle beraber ittifak halinde yürüyor idiler. Şimdi yolları ayrıldı ama görüyoruz ki yöntemler aynı. Siyasetin bu işin arkasında herhangi bir biçimde parmağı varsa bilsinler ki, bu kumpaslar da yarın açığa çıkacaktır.

HERKES AKLINI BAŞINA ALSIN

Buradan ne Celal Çelik’ten FETÖ’cü çıkar, ne bunun üzerinden eğer arzuları bizim üzerimize gelmek ise, bunun üzerinden Cumhuriyet Halk Partisine gelmeleri de mümkün değildir. Sadece koskoca bir yalan makinasının çalışmakta olduğunun açık bir kanıtıdır bu arama ve şu soruşturma bile, bu bile FETÖ’cülük konusundaki soruşturmaların ne kadar sulandırıldığının açık göstergesidir.

İktidar sahiplerine sesleniyorum, Adalet Bakanına sesleniyorum, AK Parti Genel Başkanına sesleniyorum, Başbakana sesleniyorum, eğer dünkü soruşturmalarda olduğu gibi siyasi iktidarın arkadan koruma, kollaması altında bu soruşturmalar yürümüyor ise, biliniz ki birileri özellikle kripto FETÖ’cüler işbaşında, hala birileri bu soruşturmaları sulandırmak için böyle bir tezgah kuruyor. Yok eğer dün Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında olduğu gibi yargıyı kullanan bu anlayış bugün sizin korumanız ve kollamanız altında soruşturmaları yürütüyorsa bundan dün kimseye ekmek çıkmadı, bugün de kimseye ekmek çıkmaz. Size de bir faydası olmaz. Herkes aklını başına alsın. Ciddi biçimde darbenin siyasi ayağının üzerine gidelim diye kararlı bir şekilde bir yıldan bu yana çırpınıyoruz, gırtlağımız patladı.

YÜKSEK SESLE KARŞI ÇIKACAĞIZ

Celal Çelik de çıktığı televizyon programlarında çok açık bir şekilde “niye darbenin siyasi ayağı üzerine gitmiyorsunuz” dedi. Yaşamı boyunca FETÖ’yle yolu hiç kesişmeyip, tam tersine FETÖ’nün karşısında bütün kariyerini heba etmeyi göze almış bir avukatın şimdi bunun üzerinden yeni kumpaslar tezgahlayabilmek için böyle bir muameleye maruz bırakılmasını ne hukuk, ne adalet, ne ahlak, ne vicdan kabul eder. Buna yüksek sesle karşı çıkacağız.

BİZİM GÖNLÜMÜZ FERAH, ALNIMIZ AK

İktidarı da bu noktada özellikle soruşturmaların sulandırılmayıp hukukun hakim olması konusunda daha duyarlı davranmaya davet ediyoruzYargı mensuplarının da, savcılıkların da siyasetin parçası ve malzemesi olmadan doğrudan doğruya yargıç gibi, savcı gibi, hukuk adamı gibi hareket etmelerini bekliyoruz. Böyle olduğu zaman kimsenin korkacak bir şeyi yoktur, kimsenin çekinecek bir şeyi yoktur. Bizim gönlümüz ferah, alnımız ak. Arkadaşımızın da alnı ak, gönlümüz ferah. Bu soruşturmanın kısa sürede -tabi son dönemde gazetecilere, yazarlara, aydınlara dönük baskılardaki gibi bir başka kumpasın parçası değilse- kısa sürede arkadaşımızın serbest bırakılacağına inanıyoruz, umut ediyoruz, beklentimiz de bu doğrultuda.

Soru- Efendim yeni bir soruşturma dediniz değil mi? Başka isimler var mı?

Bülent TEZCAN- Evet bir numara. Hayır şu anda ismi bilmiyoruz olup olmadığını. Bize sadece İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı var buraya Ankara Emniyetine gelen. Ankara Emniyeti de bu talimat gereği hareket ediyor, onu Ankara’daki arkadaşlarımız takip ediyorlar, bakacaklar-İstanbul’da affedersiniz-İstanbul’da avukat arkadaşlarımız dosyaya bakacaklar bundan sonraki gelişmeleri paylaşacağız.

Soru- Üzerine atılan suçlamayı bilmiyor muyuz efendim?

Bülent TEZCAN- Yani FETÖ iltisaklı diyorlar ama maddi fiilden bahsedilmiyor. Ne olduğunu bilemiyoruz, maddi fiilin ne olduğunu bilmiyoruz. Onu dosyadan anlamaya çalışacağız bakalım.

Soru- Efendim birde Celal Bey hakkında bazı iddialar var bugün bazı basın yayın organlarında da çıktı. İşte bir Digitürk aboneliğinden bahsediliyor, Fatih Gürsul’la ilgili irtibatı olduğundan bahsediliyor. Bunlarla ilgili de bir değerlendirmek yapmak ister misiniz?

Bülent TEZCAN- Efendim bir Fatih Gürsul sakızıdır çiğneniyor. Bugün ne var bilmiyorum o açıklamalarda. Fatih Gürsul gözaltına alınmış, şu anda tutuklu ve yargılanan birisi, bir vatandaş. Fatih Gürsul’la ilgili devletin elinde bir şey varsa mahkeme orada, devlet orada, güvenlik güçleri orada, savcılar orada gerekli işlemleri yaparlar. Yani bunları sakız gibi tekrar tekrar çiğneyip başka yerlere gitmenin alemi yok. Bunlar üzerinden bir yerlere ulaşmaya çalışmak isteyenler dönüp kendi arkalarındaki ilişkilere baksınlar.

Celal Çelik’in evinde bugün FETÖ’cü diye arama yapılabiliyorsa, bilin ki Türkiye’de sokaktan geçen herkes artık bu tehdidin altındadır bu bir. İkincisi, eğer bu çerçevede ev aranacaksa çok açık söylüyorum AK Parti Sayın Genel Başkanı başta olmak üzere, Sayın Erdoğan başta olmak üzere Başbakan, Adalet Bakanları, dönemin hükümet üyeleri, bütün AK Parti üst kadrosunun bu ilişkilerin bin misli burada ne hangi ilişkiyi atfettiler bilmiyorum ama atfedebilecekleri ilişkilerin bin misli, milyon misli ilişkinin onlarla olduğunu biliyoruz. O zaman onların değil evleri, çoraplarının içine kadar aranması lazım. O yüzden bunlar bir linç operasyonudur kabul edilebilmesi mümkün değildir.

Soru- Evden bazı belgeler, dokümanlar aldıklarını gördük. Takip ettiniz mi ne götürüyorlar?

Bülent TEZCAN- Avukat arkadaşlar da içerdeler. Bilgisayarları ve çeşitli flash bellek gibi seyyar bellekleri, hafıza belleklerini götürüyorlar.

Teşekkür ederim arkadaşlar.

Soru- Efendim AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın dün akşam Kılıçdaroğlu’yla ilgili sözleri vardı?

 

Bülent TEZCAN- İşimiz o değil arkadaşlar. İşimiz burası baksanıza. 

Google+ WhatsApp