KAYSERİ TİCARET ODASI (KTO) NİSAN AYI MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

KAYSERİ TİCARET ODASI (KTO) NİSAN AYI MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Nisan Ayı olağan meclis toplantısı yapıldı. Enflasyonla mücadelede teşvik ve desteklerin verilmesi gerektiğini belirten Başkan Gülsoy, "Makro dengelerinde istikrarı sağlayan, kırılganlıklarını azaltan, üretimi ve yatırımı olabildiğince teşvik eden Türkiye, dünyadaki yeni güç dengesinin önemli oyuncularından biri olacaktır." dedi. Gülsoy, “Kayseri’de 8 adet yöresel lezzet için coğrafi işaret tescilini daha şehrimize kazandırdık. Hayırlı olsun. Ticaret Odası olarak coğrafi işaretli ürün sayımız 11’e çıkmış oldu. “ ifadelerini kullandı.

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Nisan ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında M. Rifat Hisarcıklıoğlu konferans salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya; Başkan Ömer Gülsoy’un yanı sıra Yüksek İstişare ile Yönetim Kurulu üyeleri, Meclis üyeleri ve Basın mensupları katıldı.

 

Saygı duruşundu bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından görüşülen gündem maddeleri kabul edildi. Toplantıda, ay içerisinde yapılan faaliyetlere de yer verildi.

 

Meclis konuşmasına tarihte bu ay içerisinde önemli olaylara değinerek başlayan Başkan Gülsoy, “Nisan ayı bizim için zorlukları kolay kıldığımız, en zor şartlarda bile Milli Egemenliğe verdiğimiz önemi gösteren gerçekten önemli bir ay.” dedi.

 

“PENÇE-KİLİT OPERASYONU İLE O BATAKLIK KURUTULACAKTIR”

 

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak’ın kuzeyinde yürüttüğü Pençe-Kilit Operasyonuna değinen Başkan Gülsoy, “Terörle mücadelede devletimizin ve güvenlik güçlerimizin haklı ve kararlı mücadelesini takdirle karşılıyoruz. Terör örgütlerinin arkalarında kimler olduğunu, ağbabalarının kimler olduğunu da çok iyi biliyoruz. Bize dost ve müttefik görünenler teröre 40 yıldır destek veriyorlar. Ama asla başarılı olamayacaklar. Pençe-Kilit operasyonu ile inşallah o bataklık kurutulacak, bir tek sivrisinek dahi kalmayacaktır. Bugün Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinde de şunu görüyoruz. Ukrayna’ya gaz verenler, dost görünenler arka tarafta ne ilişkileri olduğunu bilemezsiniz. Ne menfaatleri var. Onun için Allah birliğimizi dirliğimizi bozmasın.” dedi.

 

“ABD BAŞKANI BİDEN’İN SÖYLEMLERİ BİZİM İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR”

 

Gülsoy, Ermenistan olaylarını soykırım olarak nitelendiren ABD Başkanı Biden’ın sözlerinin yok hükmünde olduğunu belirterek, “ABD Başkanı Biden, yine soykırım dedi. 1915 olayları hakkında milletimize ve tarihimize yönelik iftira atanlara ve kardeşliğimizi bozmaya çalışanlara fırsat vermeyeceğiz. Türk milleti kadar geniş bir coğrafyada hem yaşamış hem de kendi nizamını sürdürmüş bir millet daha tarihte var olmamıştır. Böylesine yüce bir millet, kendisinden olmayanları da insanca yaşatacak bir nizam kurmuştur. Aksini iddia edenler bugün yaşamıyor olurdu. Biden ve Biden gibilerinin söylemleri bizim için yok hükmündedir. Yüce meclisimizde de 1915 olayları hakkında hadsiz teklifte bulunan kişinin gazi meclisimizin mensubu olmasını yakıştırmıyoruz. Bu yüce millet gereken cevabı verecektir” ifadelerini kullandı.

 

"TÜRKİYE, DÜNYADAKİ YENİ GÜÇ DENGESİNİN ÖNEMLİ OYUNCULARINDAN BİRİ OLACAK"

 

Konuşmasında Rusya-Ukrayna Savaşı ile küresel insani felaketlere bir yenisinin daha eklendiğini belirten Gülsoy, “Türkiye'nin, hem Rusya hem de Ukrayna ile ilişkilerini titizlikle ve dengeli bir şekilde yürütmesi kritik önem taşıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın barış yönünde ortaya koyduğu müthiş çabayı takdirle izliyor ve paylaşıyoruz.  Enerji başta olmak üzere özellikle emtialarda yaşanan ani şok dalgaların ardından hayati bağımlılıkların azaltılmasına yönelik ciddi adımlar atılmaya başlandı. Küreselleşme yeni bir kırılmayla karşı karşıya kalmışken, bu yeni kırılma sürecinde, potansiyelimizin işaret ettiği üst lige çıkabilmemiz için, elimizi çabuk tutmamız gerekiyor. Türkiye Batı'nın 'üretim, yatırım ve lojistik' üssü haline gelmeye, belki de hiç bu kadar yakın olmamıştı. Bunu ülkemizin 'aracı' değil 'üretici' özelliğini geliştirecek şekilde kullanabilirsek, büyük başarılar bizi bekliyor. Makro dengelerinde istikrarı sağlayan, kırılganlıklarını azaltan, üretimi ve yatırımı olabildiğince teşvik eden Türkiye, dünyadaki yeni güç dengesinin önemli oyuncularından biri olacaktır.” diye konuştu.

 

“İHRACAT ÖNEMLİ BİR İVME KAZANACAK”

 

Dünya ekonomisinin ciddi bir daralma riski yaşadığını ifade eden Gülsoy, “Türkiye’nin avantajlarını kalıcı hale getirmesi için önemli bir fırsat. İhracatın bu süreçte önemli bir ivme kazanmasını, yeni pazarların talebine karşılık verebilmek için üretime yönelik yatırımların hızla devam etmesini bekliyoruz.” dedi.

 

“ENFLASYON TÜM DÜNYANIN SORUNU”

 

Yüksek enflasyon konusunda da açıklamalarda bulunan Gülsoy, şunları söyledi:

"Dünya buraya nasıl geldi. Amerika'nın tarihinde son 40-50 yılda en yüksek enflasyonu yaşaması. Avrupa’nın yine yüksek enflasyon yaşaması, geçmişten gelen sorunlar, merkez bankalarının uyguladığı gevşek para politikalarının yarattığı enflasyon, pandeminin küresel talep ve tedarik zinciri akışına getirdiği kısıtlamalar ve sorunların yarattığı yüksek emtia fiyatları, Rusya-Ukrayna Savaşı, savaş kaynaklı küresel ticaretteki azalma ile emtia fiyatlarındaki rekor fiyatlar enflasyonu bütün dünyada sorun haline getiriyor. Enflasyon ile mücadelede bizlerin çaba göstermesi devlet kurumları, reel ve finans sektörü el ele vererek mücadele etmesi gerekiyor. Şimdiye kadar yaşadığımız sorunların nasıl üstesinden geldiysek bunun da inşallah üstesinden geliriz."

 

“KENDİMİZE YETEN ÜLKE OLMA MECBURİYETİMİZ VAR”

 

Üretimin sürekliliğinin sağlanması için enflasyonla mücadele kapsamında enerji, akaryakıt, gübre gibi üretimi artıracak, girdi maliyetlerini düşürecek teşvik ve destekler verilmesi gerektiğini ifade eden Gülsoy, “Bizim kendi kendine yeten ülke olma mecburiyetimiz var. Nasıl ki savunma sanayiinde yüzde 80 yerli ve millilik oranını yakalamışsak; gıda, tarım ve enerji de çok daha iyi olmak durumundayız. Hem de yenilenebilir enerji konusunda yeşil mutabakat kurallarına uyum sağlamış oluruz. “ diye konuştu.

 

Kredi olanaklarına da değinen Gülsoy, "Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı 50 milyar lirası turizm sektörüne, 100 milyar lirası ise ihracatçıya olmak üzere 150 milyarlık yüzde 9’a kadar inen faizle kredi olanağı, yatırıma dönük çok olumlu etki yaratacak. Yine Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ilave istihdama destek paketini gençlerimize deneyim kazanma açısından ve işverenlerimiz açısından bir fırsat olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.

 

“COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN SAYIMIZI 11’E ÇIKARDIK”

 

Kayseri Ticaret Odası coğrafi işaret sistemi çalışmaları hakkında da bilgiler veren Gülsoy, 11’e çıkardığımız coğrafi işaret tescilleriyle kültürümüze ve yerelimize sahip çıkıyoruz” dedi.

 

Gülsoy sözlerini şöyle sürdürdü:

 

 “Coğrafi işaret tescilli ürünün, hem kırsal kalkınma hem de ülke ekonomisine sağladığı katkıların farkındalığı ile coğrafi işaret tescili başvuru çalışmalarına gereken önemi gösterdik. Bu çalışmalar dahilinde, odamız 2021 yılı içerisinde 12 yeni coğrafi işaret tescil başvurusu gerçekleştirdik. Aynı zamanda mevcut tescilli ürünlerimiz mantı, pastırma ve sucuğun ulusalda tescil içeriklerini de yeniledik. Yeni başvurularımızda Kayseri Yağlaması, Kayseri Katmeri, Kayseri Tandır Böreği, Kayseri Kurşun Aşı, Kayseri Nevzinesi, Kayseri Yağ Mantısı, Kayseri Tepsi Mantısı ile Kayseri Fırın Ağzı Kebabı olmak üzere 8 adet yöresel lezzetimiz için de coğrafi işaret tescilini daha şehrimize kazandırdık. Hayırlı olsun diyoruz. Toplam coğrafi işaretli ürün sayımız 11’e çıkmış olup Kayseri Güllü Baklavası, Kayseri Çemeni, Kayseri Sucuk İçi ve Kayseri Börek Aşı için de tescil başvurumuzu gerçekleştirdik. Bunlarda değerlendirme aşamasında bulunuyor. Aldığımız bu coğrafi işaret tescilleriyle kültürümüze ve yerelimize sahip çıkıyoruz. Üstelik dünya coğrafi işaretli ürünlerin tüketimi yönünde bir ivme kazanıyor. Bizlerde şehrimizin en fazla coğrafi işaret tescil sahibi kurum olarak Kayserimizin gastronomi turizminde en çok tercih edilen illerden birisi olmasını hedeflemekteyiz”

Google+ WhatsApp