BAZI SORULAR VARDIR…

BAZI SORULAR VARDIR…


İnsan büyüdükçe cevabını daha az bilir.Çocukken kolaydı her şey.Sevgi; annenin saçını okşamasıydı.

Aşk; birinin adını duyunca kalbinin hızlı atmasıydı.Sonra hayat büyüttü bizi…Kalbimizi değil belki ama kırgınlıklarımızı büyüttü.

Şimdi dönüp kendime soruyorum;

Sahi aşk neydi?

Birine “gitme” diyebilmek miydi?

Yoksa gitmek isteyene kapıyı sessizce açabilecek kadar güçlü olmak mı?

Sevgi neydi?

Her gün konuşmak mı?

Yoksa aylar sonra bile sesini duyunca içinin titremesi mi?

Birini çok sevmek yetiyor muydu gerçekten?

Yetmiyordu…

Çünkü insan bazen en çok sevdiği yerden yoruluyordu.

En derin yaraları, en güvendiklerinden alıyordu.

Ama yine de…

Ne kadar kırılırsak kırılalım, içimizde küçücük bir yer hep inanmaya devam ediyor.

Bir mesaj sesiyle gülümsemeye…

Bir “kendine dikkat et” cümlesine…

Birinin gözlerinde huzur bulmaya…

Belki aşk; mükemmel olmak değildi.

Belki aşk, bütün eksiklerine rağmen birinin yanında kendin olabilmekti.

Susunca anlaşılmak…

Kalabalığın içinde sadece onun sesini seçebilmekti.

Sevgi ise bence biraz emekti.

Birinin yarasına zarar vermemeyi öğrenmekti.

Haklı çıkmaya çalışmadan sarılabilmekti.

Ve bazen sadece “buradayım” diyebilmekti.

İnsan yaş aldıkça şunu anlıyor…

Aşk büyük cümlelerden çok, küçük detaylarda saklı.

Çayın nasıl içildiğini bilmekte…

Yorgun sesi fark etmekte…

“İyi misin?” sorusunun gerçekten cevabını merak etmekte…

Ve galiba en acısı da şu:

Bazı insanlar birbirini çok seviyor ama aynı hayatta aynı yere denk gelemiyor.

Yine de insan vazgeçmiyor.

Çünkü kalp…

Ne yaşarsa yaşasın, yeniden çiçek açmanın bir yolunu buluyor.

Sahi aşk, sevgi neydi?

Belki de tam olarak tarif edemediğimiz şeydi.

Ama geldiğinde içimizi değiştiren…

Gittiğinde bile iz bırakan o güzel karmaşaydı.

Google+ WhatsApp