Sağlık mı? Hadi ordan…

Sağlık mı? Hadi ordan…


FUTBOL Federasyonu liglerin 12 Haziran’da yeniden başlayacağını ve temmuz sonuna kadar tamamlanmış olacağını duyurdu. Öncelikle maçlar seyircisiz oynanacağı için yayıncı kuruluşun gözü aydın!  Zaten bu karar gösterdi ki sağlık bir tarafa yayıncı kuruluşun çıkarları diğer  tarafa. 

Peki  parola ne; “önce sağlık”

İlk günden beri  bir kişinin dahi sağlığının riske edilmeyeceğini, liglerin gerekirse yok sayılacağını söyleyen çok bilmişler, bu kararı sizce kimin sağlığını düşünerek aldı!

Daha birkaç gün önce, antrenmanlara başlayan Ankaragücü’nde bir futbolcunun Fenerbahçe'de bir idari personelin koronavirüs nedeniyle tedaviye alındığı bilgisi önümüzdeyken hangi sağlık?

Maçlara seyirci alınmayacak ama, futbolcular deplasmana gidecek. Örneğin Kayserispor, virüsün en çok görüldüğü il olan İstanbul’da Fenerbahçe’nin karşısına çıkacak. Ve siz bunda sağlık açısından her hangi bir risk görmeyeceksiniz. 

Sadece futbolcu olarak da düşünmeyin; yöneticisinden futbolcusuna, malzemecisinden, masörüne teknik kadrosundan top toplayıcısına, hakemlerine, gözlemcisine, hatta gazetecilere kadar, tabi bir de bunların aileleri, çocukları var. Herkesi riske atmış olmayacak mısınız?

Virüs toplumun tüm kesimlerini, özellikle, özel sektörde evine ekmek götürmeye çalışan asgari ücretliyi etkiledi. İşsiz kalanlar, evine ekmek götürmekte zorlananlara “Sağlık için evde kal” diyenler, şimdi futbolcuları neden stada çağırıyor? Risk ortadan kalktıysa insanlar neden hala evde kalıyor?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, virüsün kolay kolay insanlığı terk etmeyeceğini, dolayısıyla hayatımızın artık eskisi gibi olmayacağını, bazı alışkanlıkları ve gelenekleri uzunca bir süre unutmamız gerektiğini söyledi.

Futbolcular sahaya çıkarken bir birleriyle ve hakemlerle tokalaşmayacak.  Bu bir önlem. Peki gol olduğunda nasıl sevinilecek? Ya da artık gol sevinci de mi tarihe karışacak. Gol yiyen üzülmeyecekse, gol atan sevincini taraftarıyla ve takım arkadaşlarıyla paylaşmayacaksa oynadığı futboldan nasıl zevk alacak, nasıl konsantre olacak?

Maçların seyircisiz oynanmasının önlem mi, yoksa virüse açık davetiye mi olduğu da ayrıca tartışılır. Fanatik taraftar tribünden izleyemeyeceği takımını yayıncı kuruluştan izlemeye çalışacak.

Yani ya kafede ya da eş, dost, akraba kimde yayın varsa toplu olarak orda izleyecek. Bu da virüsün izole edilmesi ya da kontrol altına alınmasını zorlaştıracak. Futbolcuların maç öncesi ve sonrası test yapılacak olması önemli ama yayıncı kuruluştan maç izleyen ve birçok kişiyle temas eden taraftar için de aynı kural geçerli mi? Yoksa taraftar yine Allah’a mı emanet edilecek. 

Federasyon Başkanının liglerin 12 Haziran’da başlayacağıyla ilgili açıklamasından ben, “Spor ve sporcu sağlığı bizim için önemli değil. Yayıncı kuruluş verilen arada çok zarar etti. Yayıncı kuruluşla 5 yıllık sözleşmemiz var. Ne pahasına olursa olsun ligi tamamlamamız lazım. Yayıncı kuruluş böyle istiyor” mesajı aldım.

Başkan ne söylerse söylesin benim anladığım bu. Ölen ölür kalan sağlar bizimdir… Sporcu sağlığı mı? Hadi ordan

Mart’ta her yerde ligler ertelenirken, federasyonun seyircisiz de olsa oynatma ısrarı ucuz atlatıldı. Bakalım alınan bu risk neye mal olacak? Onlar için olmasa da bizim için önce sağlık. Evde kalmaya devam..

Google+ WhatsApp