''Elimizden Geleni Yapmaktan Çekinmeyiz''

AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi güya DEAŞ’la mücadele için diyerek topladıkları çapulcularla aynı kefeye koyanlar, kimin eşkıya sürüsü, kimin gerçekten devlet olduğunu yavaş yavaş görmeye başladı. Biz sabırlı bir millet ve sabırlı bir devletiz. Barış ve huzur için, kendimizle birlikte tüm dostlarımızın da güvenliği ve refahı için elimizden geleni yapmaktan çekinmeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’na katılarak partililere hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına savunma sanayiindeki son gelişmeleri değerlendirerek başladı.Cumhurbaşkanlığına bağlanmasının ardından Savunma Sanayi İcra Komitesi Toplantısının, ilk defa kendi başkanlığında gerçekleştirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye için son derece hayati öneme sahip gördükleri bu komitenin toplantılarını periyodik olarak yapacaklarını ve yürütülen çalışmaları adım adım takip edeceklerini söyledi.

Bu toplantıda, proje bedeli 9,4 milyar dolar olan 55 savunma sanayi projesini görüşerek karara bağladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içi ve yurt dışında çok önemli askerî operasyonlar yürütülen dönemde, savunma sanayi projelerinin çok daha kritik hâle geldiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tamamlanan projeleri gözden geçirerek daha iyiye doğru götürmek, devam eden projeleri hızlandırmak, gündemlerindeki yeni projeleri karara bağlamak için hızlı hareket etmek mecburiyetinde olduklarını söyleyerek “Kendi göbeğimizi kendimiz kesmediğimiz takdirde, bize verilen bir vidanın dahi yeri geldiğinde baskı, hatta şantaj malzemesine dönüştürüldüğünü gördük. İşlerine gelmeyince bize tabanca vermeyenlerin diğer silahlar konusunda nasıl bir tavır içinde olduğunu ve olabileceğini az çok hepiniz tahmin edersiniz. Kritik savunma sanayi ürünlerimizin kendi imkânlarımızla üretme işini belli bir düzeye getirmemiş olsaydık şu anda ne hâlde bulunurduk? Açıkçası bunu düşünmek bile istemiyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda Türkiye’de tasarlanabilecek, üretilebilecek, geliştirilebilecek hiçbir ürünü, yazılımı, sistemi acil durumlar haricinde kesinlikle dışarıdan hazır olarak almama kararı aldıklarını kaydetti.

“Gerekirse daha çok zaman harcayacak, hatta gerekirse daha çok para harcayacak, ama mutlaka kendi tasarımlarımızı, ürünlerimizi, sistemlerimizi geliştireceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin şartlarını kabul ederek birlikte çalışmak isteyen uluslararası savunma sanayi kuruluşlarıyla iş birliğine hazır olduklarını fakat bu iş birliğinin asla hazır alım şeklinde olmayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de giderek daha güçlü hâle gelen bir savunma sanayi sektörü olduğunun altını çizdi. Dünya devleriyle yarışabilecek hâle gelmiş millî kuruluşların yanında yüzlerce, binlerce kendini bu işe adamış özel sektör firmasının geceli gündüzlü çalıştığını, mühendislerin, teknisyenlerin, girişimcilerin her gün yeni başarılara imza attığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha düne kadar “yapılamaz, olmaz, mümkün değil” denilen nice projenin ya tamamlandığını, ya da tamamlanma aşamasına geldiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında geçen hafta TÜGVA’dan gençlerle bir araya geldiklerini hatırlatarak; gençlerin heyecanı, coşkusu ve sevgisinin her seferinde kendilerini adeta gençleştirdiğini söyledi. Türkiye’nin 2053 ve 2071 vizyonlarını gönül huzuruyla emanet edebileceği bir gençliğin gelmekte olduğunu görmekten büyük bahtiyarlık duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna rağmen gençler konusunda yapılması gereken hâlâ çok iş olduğunu bildiğini ifade etti.

AK Parti Gençlik Kolları’nın 1,5 milyon civarında olan üye sayısının ana muhalefet partisinin toplam üye sayısından bile fazla olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere yönelik eğitim öğretim, kültür, spor, sanat, kişisel gelişim hizmetleri sunan sivil toplum kuruluşlarının ulaştıkları kişi sayısının her yıl daha da arttığını kaydetti.

“Kamu kuruluşları kendi alanlarında, sivil toplum kuruluşlarımız kendi alanlarında, parti gençlik teşkilatlarımız da kendi alanında, ama hepsi de birbirini tamamlayacak şekilde Asım’ın neslini yetiştirmenin gayreti içinde olmalıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 15 yılda eğitimde, sporda, sosyal ve kültürel alanda yaptıklarının, hayal edilen gençliği yetiştirme konusunda gereken altyapıyı hazırladığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında hafta sonu katıldığı Bitlis ve Batman il kongrelerine de değindi.

15 yıldır ülkeyi yönetiyor olmalarına rağmen milletin kendilerinden beklentilerinin asla azalmadığını, tam tersine ülkemizin kat ettiği mesafeye uygun şekilde taleplerin çıtasının da yükseldiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan. daha düne kadar sadece yol isteyen, su isteyen, baraj isteyen, konut isteyen, okul isteyen, havalimanı isteyen şehirlerin bugün Türkiye ve hatta dünya çapında projelerin hayata geçirileceği konuları dile getirdiğini vurguladı.

Önümüzdeki hafta sonundan itibaren büyükşehir kongrelerine de başlayacaklarını, böylece Mart ayı sonuna kadar il kongrelerini tamamlamayı planladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından büyük kongre hazırlıklarına başlayacaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında dün gerçekleştirilen Vatikan ve İtalya ziyaretlerine de değindi. Ziyaretin, Türkiye’den Vatikan’a, Celal Bayar’dan bu yana 59 yıldır gerçekleştirilen ilk temas olması bakımından ayrıca önemli olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus ile kapsamlı ve her iki taraf için de faydalı olduğuna inandıkları bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs başta olmak üzere bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulundukları Papa Franciscus’un ülkemizle yakın iş birliğine önem verdiğini gördüklerini ifade ederek, Batıda giderek yükselen İslam karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve yabancı düşmanlığından duydukları endişeyi kendisiyle paylaştıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs meselesinde ortaya konulan dayanışmanın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki oylamayı ciddi manada sarstığını vurguladı. Bunun neticesinde 128 oyla Kudüs meselesinde Amerika’nın Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda adeta reddedildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede asılsız Ermeni iddiaları konusundaki hassasiyetlerini de bir kez daha ve en üst düzeyde ifade etme imkânı bulduklarını ifade etti.

Papa Franciscus’un bu meselede oldukça makul bir yaklaşım içinde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vatikan Devlet Sekreteri, Başbakan Kardinal Parolin ile de yine Türkiye-Vatikan ilişkilerini değerlendirme imkânını bulduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Vatikan temaslarının ardından İtalya Cumhurbaşkanı Mattarella’yla görüştüğünü ve akabinde İtalya Başbakanı Gentiloni’yi kabul ettiğini kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Görüşmemizde ekonomiden yatırımlara, savunma sanayinden eğitime kadar geniş bir alanda ikili ilişkilerimizi değerlendirme fırsatı buldum. Tabii İtalya, bizim özellikle Avrupa’da ilk üç içerisinde yer alan özellikle askerî, siyasi, ekonomik, kültürel, ticari alanlarda yine bir komşumuz. Ve şu anda İtalya’yla aramızda 20 milyar dolarlık bir ticaret hacmine sahibiz. Yeter mi? Yetmez. Zira 60 milyon nüfusa sahip olan bir İtalya ile 80 milyon nüfusa sahip bir Türkiye, şöyle bir topladığımız zaman 140 milyon bir nüfus, 140 milyonluk bu nüfusun inanıyorum ki ticaret hacminin çok daha fazla olması lazım. Ancak savunma sanayinde biz en kararlı, en ciddi adımı da İtalya’yla attık. Özellikle Finmeccanica, AgustaWestland veyahut da diğer adıyla Atak helikopterlerini bildiğiniz gibi İtalya’yla beraber üretiyoruz.”

İtalya Başbakanı Gentiloni ile Avrupa Birliği üyelik sürecinden, Libya, Suriye, Irak, Kıbrıs ve Filistin meselesine kadar pek çok uluslararası konuyu ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de hâlen devam eden Zeytin Dalı Harekâtı’nın da görüşme gündeminde önemli yer tuttuğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele konusunda tüm Avrupa ülkeleri gibi İtalya’dan da daha güçlü destek beklediklerini kendilerine ifade ettiklerini de sözlerine ekledi.

İtalya’nın en güçlü ticari ilişkilere sahip olduğumuz ülkelerden biri olduğunu vurgulayan ve bu ilişkilerin daha da geliştirileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret programında bu ülkenin önde gelen ve Türkiye’de yatırımları olan firmalarının temsilcileriyle bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirtti. Görüşmelerde İtalyan firmalarının ülkemize olan ilgilerinin artarak sürdüğünü ve yeni yeni yatırımlar yapmak istediklerini kendilerinden dinlediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her bakımdan olumlu ve verimli bir seyahat gerçekleştirdiğimizden de çok memnunum. Buradan bir kez daha misafirperverlikleri için Papa Franciscus ve mevkidaşım Cumhurbaşkanı Mattarella başta olmak üzere tüm yetkililere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Suriye’de gelişmelere de değindi. Suriye’nin Afrin bölgesindeki bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik 20 Ocak’ta başlatılan Zeytin Dalı Operasyonu’nun başarıyla sürdüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte verilen şehitlerin her birinin yürekleri yaktığını, saldırılarda kaybedilen sivil vatandaşların acısını da asla unutmadıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Devlet ve millet olarak tüm imkânlarımızla her zaman olduğu gibi bu operasyonda da şehit olan kardeşlerimizin ailelerinin yanındayız, yanında olmayı sürdüreceğiz. Aynı şekilde gazilerimize de her türlü desteği veriyoruz. Türkiye bin yıldır olduğu gibi bugün de şehitlerinin ve gazilerinin omuzlarının üzerinde istiklaline ve istikbaline güvenle bakmayı sürdürüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz tek millet diyerek, tek bayrak diyerek, tek vatan diyerek, tek devlet diyerek kararımızı verdik. Tüm dünyaya da bunu ilan ettik. Kim bunlara yan bakarsa, yakasına yapışıp hesap sormak, icap ederse de 80 milyon tek vücut olarak bunların tepesine binmek bizim boynumuzun borcudur. Eğer onuru olmazsa, eğer kutsallarına sahip çıkacak cesareti ve gücü yoksa bir topluluk nasıl millet olabilir? Nasıl kendine bir gelecek inşa edebilir? Hâlbuki biz binlerce yıllık bir milletiz, hem de kurduğumuz devletlerle, bayraktarlığını yaptığımız medeniyetimizle, coğrafyamızda hiç bitmeyen mücadelemizle biz dünyanın sayılı milletlerinden biriyiz. Türkiye’yi güya DEAŞ’la mücadele için diyerek topladıkları çapulcularla aynı kefeye koyanlar, kimin eşkıya sürüsü, kimin gerçekten devlet olduğunu yavaş yavaş görmeye başladılar. Biz sabırlı bir millet ve sabırlı bir devletiz. Barış ve huzur için, kendimizle birlikte tüm dostlarımızın da güvenliği ve refahı için elimizden geleni yapmaktan çekinmeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Fedakârlıkta üstümüze yoktur. Son iki asrı hep fedakârlıkla geçirdik. Gözümüzün önünde yalanla, dalavereyle, ayak oyunlarıyla, diplomatik sahtekârlıklarla 5 milyon metrekarelik vatanımız adeta talan edildi. Geriye kala kala 780 bin kilometre kare bu ülke kaldı. Anlaşılan o ki birileri bunu da bize herhalde çok görüyor. Bizi öyle çok zorladılar ki sonunda uyuyan devi uyandırdılar. Bunu böyle bilsinler. Türk milleti üzerinden asırlık rehaveti atıyor, tozları silkeliyor, ruhunu ve bedenini tazeleyerek yepyeni bir döneme doğru ilerliyor. Bu gerçeği gören yüz milyonlarca kardeşimiz başarımız için dua ediyor. Çünkü onlar da asırlardır içinde çırpındıkları sıkıntılarından kurtulmak için umutlarını bize bağlamış durumdalar. Türkiye’nin her başarısı milyonlarca yürekte yeni bir ümit kıpırtısı olarak dalga dalga büyüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan büyük iddia sahibi olmanın çok çalışmayı gerektireceğini, Zeytin Dalı Operasyonu’nda askerler cesaret ve kahramanca bir mücadele veriyorlarsa, bunun gerisinde Türkiye’nin hedeflerine ulaşacağına olan inançlarının yattığını söyledi. “Can tatlıdır, kimse canını kolay kolay tehlikeye atmaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatan evlatlarının sınırlarımız içinde ve dışında cansiperane bir mücadele yürütürken bir mesaj verdiklerini, bu mesajın kendi ailelerinden başlayarak tüm millet için daha güçlü, daha büyük, daha müreffeh bir Türkiye’yi inşa etmekle sorumlu olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer ülkemizi dış politikadan ekonomiye, eğitimden sağlığa, savunma sanayinden tarıma kadar her alanda dengeli bir şekilde ileriye taşımazsak iddialarımızı hayata geçiremeyiz. İşte o zaman da geçmişte pek çok örneği olan karikatür devletlerden biri durumuna düşeriz. Bugün Türkiye herhangi bir hususta kararlı bir irade ortaya koyuyorsa, gerisinde bunu hayata geçirebileceğini olan inancı ve güveni vardır. Ekonomide bunu ispat ettik, diplomaside bunu ispat ettik, terörle mücadele bunu ispat ettik. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarında bunu ispat ettik. Artık hiçbir ülke, hiçbir kurum Türkiye’nin gücünü ve kararlılığını sorgulayamayacak hâle gelmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçmişteki koalisyon hükûmetlerini, delikli 2,5 kuruşa muhtaç olunan günleri hatırlatarak eğer öyle olsaydık bugün Afrin Operasyonu’nun, Fırat Kalkanı Harekâtı’nın yapılamayacağının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orada bir tank harekete geçemezdi, bir top harekete geçemezdi. Kalkıp da SİHA’yı bulacaksın, İHA’yı bulacaksın. Kim sana SİHA verirdi ya, kim sana İHA verirdi ya? Verdiler de yürüdü mü? Yürümedi” dedi. Bu devrin geride kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi hem SİHA’ların hem İHA’ların hem de bunların bütün mühimmatını da üretir hâle gelindiğini ifade etti. Ülke olarak hedeflere yaklaştıkça bu duruşunun daha da muhkem hâle geleceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afrin Harekâtında hamdolsun etkisiz hâle getirilen teröristlerin sayısı 1000’e doğru yaklaşıyor” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrin’deki operasyonların kararlı bir şekilde devam edeceğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “İdlib’le devam edecek. Bize şunu söylüyorlar: ‘Ne zaman bitireceksiniz?’ Ne demek ne zaman bitireceksiniz ya? Bize ne zaman bitireceksiniz sorusunu soranlara ben diyorum ki, siz Afganistan’daki operasyonlarınızı ne zaman bitirdiniz? Siz Irak’taki operasyonlarınızı ne zaman bitirdiniz? 18 sene oldu, hâlâ oradasınız. Böyle bir sıkıntınız sizin yok. Sınırdaş değilsiniz, komşu değilsiniz. Ne işiniz var oralarda? Ama bizim 911 kilometre sınırımız var ve bugüne kadar 700’ü aşkın sınırdan, Suriye tarafından terör örgütlerinin taciz atışlarıyla karşı karşıya ve 100’ü aşkın bizim şehidimiz var. Bunu duyuyor mu Amerika, görüyor mu? Bize birçok şeyleri söylediler, ama ne yazık ki doğru konuşmadılar. Sayın Obama da doğru konuşmadı. Şu anda Sayın Trump da aynı yolda gidiyor. Ve bize şunu söylediler: ‘Münbiç’ten çıkacağız’ dediler, ‘Münbiç’te durmayacağız’ dediler. Münbiç aslında tamamıyla yüzde 90’ı Arap toprağı olan bir yer. Peki, niye duruyorsunuz? Hadi çıkın. Kimleri getirdiniz oraya? PYD’yi. Kimleri getirdiniz? YPG’yi. Kimleri getirdiniz? PKK’yı. Onları getirip oraya yerleştiriyorsunuz, hâlâ bize ‘Münbiç’e gelmeyin’ diyorsunuz. Biz Münbiç’e topraklarını asil sahiplerine teslim etmek için geleceğiz, bizim farkımız bu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Amerika’ya yönelik “Terör örgütleriyle iş başı yapmayın, terör örgütleriyle beraber hareket etmeyin. Eğer bu bölgede bir şey yapılacaksa, gelin NATO’da beraber olduğunuz Türkiye’yle beraber bunları yapın. Tabii ülkemde birçok bu noktadaki yaklaşımlar farklı olabilir, kusura bakmayın. Eğer biz büyük devlet olmaya ve eğer biz bu ülkede birilerinin bizim canımızı acıtmasına müsaade etmek istemiyorsak bu topraklarda belirleyici olacağız” dedi.

Bölgedeki sorunun, Güneydeki bir kısım Kürtlerle değil tamamıyla terör örgütleriyle olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu terör örgütlerinin PYD, YPG, PKK ve DEAŞ olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Amerika diyor ki; DEAŞ’ı temizledik. Temizlediysen niye hâlâ buradasın? 5 bin tır silah ve mühimmat getiriyorsun. 2 bin kargo uçağıyla mühimmat gönderiyorsun, silah gönderiyorsun. Nereye gönderiyorsun? Kuzey Suriye’de bunların ne işi var? Niye bunlar buraya geliyor? Bu sorunun cevabını da lütfen bize verin. Eğer DEAŞ’la mücadele için gönderiyorum diyorsan, buna bizim inanmamız mümkün değil, buna da karnımız tok. Burada kendilerine söylediğim için bu konuda rahatım, çok açık, net bir şey var; o zaman sizin Türkiye’ye yönelik hesabınız var, sizin İran’a yönelik hesabınız var veya olmaz ya Rusya’ya yönelik hesabınız var. Fakat biz yerimizde dimdik duruyoruz ve duracağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan beşerin, faninin kader planı olduğu gibi, devletlerin de bir kader planı olduğunun unutulmaması gerektiğini söyleyerek “Biz kaderin üstündeki kadere inandığımız için şu anda bu süreci bu şekilde işletiyoruz ve işleteceğiz. Ve inşallah bu işi İbn-i Haldun’un ifadesiyle devletler de doğar, büyür, ölür ve bu süreci bu kararlılıkla yürüteceğiz” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan şu an itibariyle Afrin’de askerin büyük bir başarısı olduğunu söyleyerek, aynı şekilde Cerablus’ta atılan adımlarla 135 bin kişiyi tekrar topraklarına döndürdükleri gibi Afrin’de de kontrol edilen 135 kilometrekarelik alana Afrinlilerin geri dönmesini temin edip yaşam koşullarını hazırlamayı hedeflediklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı “Ben görüştüğüm liderlere söylüyorum. Sizler ne destek vereceksiniz onu söyleyin. Dün de İtalyanlara söyledim. Daha önce Almanlara söylemiştim. Sayın Trump’a da söyledim. Sayın Putin’e de söyledim; “Biz inşaatları yapalım, destek verin”, Suudi Arabistan’a da söyledim ve “Bu insanları çadırlardan, konteynerlerden kurtaralım” dedim. Hangisinin insani yardım olarak ne yapacağını görelim. Ama biz şu ana kadar 30 milyar dolar ne yaptık? Yatırım yaptık, her ne kadar Bay Kemal anlamasa da, yapmaya da devam edeceğiz.”

Google+ WhatsApp