“Bitti” Deyince Bitmez..

“Bitti” Deyince Bitmez..


“Bitti” diyorlar.

Bir cümleyle, bir noktayla, bazen bir mesajla…

Sanki insan kalbi fişten çekilmiş bir cihaz gibi susacak sanılıyor.

Oysa bitmez.

Bitti deyince bitmez.

Bir alışkanlık bitmez mesela.

Sabah aynı saatte uyanmak, aynı bardakta çay içmek, aynı yolda yürürken istemsizce aynı tarafa bakmak…

İnsan, hayatından çıkan şeyin izini bir süre daha taşır üzerinde.

Kimse bunu yüksek sesle söylemez ama herkes bilir.

Bir emek bitmez.

Yıllarca verilen mücadele, sabredilen haksızlıklar, “bir gün düzelir” diye ertelenen kırgınlıklar…

Bir imzayla, bir kararla, bir veda cümlesiyle silinmez.

Sadece yer değiştirir.

Kalpten hafızaya, hafızadan içe doğru…

Bir ülke için de böyledir bu.

“Ekonomi toparlanıyor” deyince geçmez geçim derdi.

“Asgari ücret arttı” deyince dolmaz boş tencere.

“Gündem değişti” deyince unutulmaz kadınlar, çocuklar, adaletsizlikler.

Toplumun yarası da insanınki gibidir:

Üzeri örtülür ama içi kanamaya devam eder.

Bir ilişki bitmez mesela…

bir şarkıda, bir kokuda, bir cümlede ansızın karşısına çıkar insanın.

Kalp bazen akıldan daha inatçıdır.

Ve umut…

Asıl o hiç bitmez.

Ne kadar “bitti” dense de,

ne kadar yorulsak da,

ne kadar hayal kırıklığı yaşasak da

insan yine sabaha bir ihtimalle uyanır.

Çünkü bazı şeyler vardır:

Bitti deyince bitmez.

Söyleyince susmaz.

Unut deyince unutulmaz.

Ama belki de mesele şu:

Bitmesini istemediğimiz şeylere “bitti” diyoruz,

bitmesi gerekenlere ise hâlâ tutunuyoruz.

Google+ WhatsApp