YENİ HİCRİ YIL VE ÜLKEMİZDE YAŞANANLAR!

YENİ HİCRİ YIL VE ÜLKEMİZDE YAŞANANLAR!


Hicret; Hazreti Peygamberimizin Miladi 622 yılında Mekke'den Medine'ye kutlu yürüyüşünün adıdır. Müşriklerin her türlü eza ve cefasından bunalan Peygamberimizin (SAV)Rabbimizin emriyle Hz. Ebubekir Efendimizle beraber Medine'ye yolculuğunun adıdır. Hicretin bir anlamı da küfürden, haksızlıktan, günahtan ve zulümden imana, hakka, adalete, ibadet ve sevaba dönüş demektir. Herbirimiz” Hicreti” bu anlamda kavrayıp iyiliğe, güzelliğe, imana, adalete ve ibadete yönelmenin yollarını bulmalıyız. İyilikle kötülüğün birlikte sunulduğu, imanla küfrün mücadele ettiği bu ahir zamanda sunulduğu, imanla tercih etmek zorlaşmıştır. Batı kültürünün ve adetlerinin istilasıyla Peygamberimizin Sünnetine uygun davranışları ayırt etmek zorlaşmıştır. Yeni nesillerimiz bizim olmayan adetleri malesef uygulamaya başlamışlardır. Hicri takvim Hz. Ömer’in (RA) halifelik döneminde Hz. Ali (RA)ın teklifiyle 639 yılında kabul edilmiştir.622 yılı birinci hicri yıl olarak kabul edilmiştir.16 Haziran 2026 Salı günü Hicri 1448 yılının bir Muharrem’dir. On gün sonra On Muharrem Aşure günüdür. Bazı alimlerin görüşlerine göre leyale-i aşere (Meşhur on geceler) bir Muharrem ile on Muharrem arası gecelerdir. Rabbim hakkıyla değerlendirmek nasip eylesin.  Peygamberimizin hadisleriyle bizleri ikazı;” Ümmetimin fesadı zamanında kim sünnetime temessük ederse (yapışırsa) ona yüz şehit ecri (sevabı) vardır.” Bu müjdeye nail olmaya çalışmalıyız. Ümmetin manen tehlikede olduğu zaman işte bu zamandır. Ve günahların cep telefonlarımız dahil her yerden bizlere gelebildiği bir zamanda yaşıyoruz. Peygamberimizi (SAV)örnek almak manevi hayatımız için çok önemlidir. Seküler eğitim biz müslümanları da sadece dünyevi kazanç ve menfaatler doğrultusunda davranışlara zorlamaktadır. İslamın özünden uzaklaşma bizleri manevi olarak savurmaktadır. Kumar içki, uyuşturucu, sudan sebeplerle adam öldürmek, aile fertlerine zarar verme, kara para aklamaya kadar her türlü suç unsurlarının toplumun örnek aldığı sözde eğitim görmüş kişilerce işlenmesi acilen eğitim sistemimizin İmamhatipler ve anasınıflarımız dahil tüm okullarımızda müfredatın islamın özüne Peygamberimizin sünnetine göre tanzim edilmesini gerektirmektedir. Asrın Tefsiri Risale-i Nur bizlerin dikkatini bakın nasıl çekiyor! "Vicdanın ziyası(ışığı), ulûm-u diniyedir (din ilimleridir). Aklın nuru, fünun-u medeniyedir (fen ilimleridir). İkisinin imtizacıyla (birleşmesiyle) hakikat tecellî eder (gerçekler ortaya çıkar). O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder (İki kanatla uçulur).  İftirak ettikleri vakit(ayrıldıklarında), birincisinde taassup (fenlere ve teknolojiye karşı çıkma), ikincisinde hile, şüphe tevellüd (Tabiat yapıyor, Doğa yapıyor, tesadüfen oluşuyor. Gibi fikirler hâkim olur) eder."(Münazarat) Elhasıl, istikametli hayat kendini ve Rabbini bilip şu harika mevcudatın Rabbimiz tarafından bize ikram edildiğini anlayıp teşekkür etmekten geçiyor. Efendim.

Hoşçakalın.

Google+ WhatsApp