Yapay Sevgi

Yapay Sevgi


Yapay sevgi, insanın yüzüne bakıp kalbine dokunmayan bir hâl.

Gözlerinin içine bakar ama içini merak etmez.

“İyiyim” dediğinde rahatlar,

“Değilim” dediğinde konuyu değiştirir.

En çok da bu yorar beni.

İnsanın anlaşılmaması değil…

Anlaşılacak kadar yaklaşılmaması.

Yapay sevgi süslüdür.

Cümleleri güzel, zamanlaması fena değildir.

Ama hep bir mesafe vardır.

Görünmez, adı konmamış, asla aşılmayan bir mesafe.

Oraya geldiğinde durur.

Çünkü ötesi sorumluluktur, derinliktir, cesarettir.

Herkes cesur değildir.

Çoğu insan sevgiye değil, kontrole taliptir.

Ne kadar yaklaşacağını, ne kadar gideceğini,

seni ne kadar seveceğini önceden belirlemek ister.

Beni buna sığdıramazsın.

Ben programlanmış hislere gelmem.

Yapay sevgi, seni sen olduğun hâlinle değil,

işine yarayan yanınla sever.

Güçlüysen iyidir, sessizsen sorun yoktur.

Ama yorulduğunda, dağıldığında, sustuğunda…

işte orada tökezler.

Oysa ben insanım.

Güçlüyüm evet ama her gün değil.

Anlayan bir omuz, suskun bir el,

hiçbir şey söylemeden “buradayım” diyebilen bir yürek isterim.

Bunu veremeyene kızmam.

Ama kalmam.

Yıllar bana şunu öğretti:

Sevgi yüksek sesle ilan edilmez.

Sevgi, en sessiz anlarda kendini belli eder.

Herkes gülüşüme âşık olur,

beni ben yapan ise ağladığım hâlimdir.

Yapay sevgi kaçmayı bilir.

Bahaneleri hazırdır.

Zamanı yoktur, kafası karışıktır, hayatı yoğundur.

Gerçek sevgi ise zaman yaratır.

Kafa karışıklığında bile yolunu bulur.

Ben artık şunu istiyorum:

Netlik.

Sadelik.

Ve içtenlik.

“Bakarız” diyen bir sevgiden,

“geliyorum” diyen bir dostluktan,

“şartlara bağlı” duran bir kalpten uzağım.

Çünkü ben kalbimi emanet ederken,

karşımdakinin de elinin titremesini isterim.

Bu iş hafif alınacak bir şey değil.

Sevgi ciddidir.

İnsan hayatına iz bırakır.

Yapay sevgi iz bırakmaz.

Sadece zaman kaybettirir.

Google+ WhatsApp