Doç. Dr. Göl: Epilepsi nöbeti geçiren hastanın ağzına kaşık gibi cisimler sokmak ciddi travmalara yol açabilir
Kayseri Şehir Hastanesi Klinik Nörofizyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Fatih Göl, epilepsi hastalarının nöbet geçirdiğinde vatandaşların yanlış yöntem uygulayabildiğini belirterek, “Hastalar nöbet geçirirken nöbeti durdurmaya çalışmak, hastanın ağzına kaşık gibi cisimler sokmak ya da ağzını zorla açmaya çalışmak hem ciddi travmalara yol açabilir hem de hastanın oksijensiz kalmasına neden olabilir. Bu durum hastaya fayda sağlamaz, aksine zarar verir. Nöbet sırasında yapılması gereken en önemli şey hastanın güvenliğini sağlamaktır” dedi.
9 Şubat Dünya Uluslararası Epilepsi Günü nedeniyle açıklamalarda bulunan Kayseri Şehir Hastanesi Klinik Nörofizyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Fatih Göl, epilepsinin beyindeki sinir hücrelerinin geçici, aşırı ve senkronize elektriksel deşarjları sonucu ortaya çıkan kronik bir nörolojik hastalık olduğunu ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 50 milyon epilepsi hastası bulunduğunu belirten Göl, “Her yıl şubat ayının ikinci pazartesi günü Dünya Uluslararası Epilepsi Günü olarak adlandırılmaktadır. Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin yani nöronların geçici, aşırı ve senkronize elektriksel deşarjları sonucu ortaya çıkan, klinik ve kronik bir nörolojik bozukluktur. Epilepsi global bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 50 milyon epilepsi hastası bulunmaktadır. Ülkemizde ise nüfusun yaklaşık yüzde 1’i epilepsi hastasıdır. Bu da kabaca 1 milyon epilepsi hastasının ülkemizde yaşadığı anlamına gelmektedir. Epilepsi hastalığı yalnızca klinik gözlemlerle tanı koyabileceğimiz bir hasta grubu değildir. Elektronörofizyolojik yöntemlerle tanı sürecini destekliyor ve hastalarımıza tanı koymaya çalışıyoruz. Uygun seçilmiş, doğru dozda uygulanan anti epileptik tedavilerle epilepsi hastalarının yaklaşık yüzde 70’inde tam nöbetsizlik sağlanabilmektedir. Geriye kalan dirençli hasta grubunda ise vagal sinir stimülasyonu ve epilepsi cerrahisi gibi ileri tedavi yöntemleriyle hastalarımızın sağlığına kavuşmasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
“NÖBETİN KENDİLİĞİNDEN SONLANMASINI BEKLEMELİYİZ”
Epilepsi hastalarına yapılmaması gerekenlerden bahseden Göl, “Epilepsi hastalığında üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biri de toplumda doğru bilinen yanlışlardır. Hastalar nöbet geçirirken nöbeti durdurmaya çalışmak, hastanın ağzına kaşık gibi cisimler sokmak ya da ağzını zorla açmaya çalışmak hem ciddi travmalara yol açabilir hem de hastanın oksijensiz kalmasına neden olabilir. Bu durum hastaya fayda sağlamaz, aksine zarar verir. Nöbet sırasında yapılması gereken en önemli şey hastanın güvenliğini sağlamaktır. Hastanın başını bir yere çarpmasını engellemek, hastayı yan yatırmak, tercihen sol tarafına yatırarak solunum yolunun açık kalmasını sağlamak gerekir. Nöbetin kendiliğinden sonlanmasını beklemeliyiz. Epileptik nöbeti dışarıdan bir müdahale ile sonlandırmamız mümkün değildir. Nöbet devam ederken hastayı uyandırmaya çalışmak hem etkisizdir hem de hastaya zarar verebilir. Epilepsi, merkezi sinir sisteminde inme, tümör, enfeksiyon gibi hastalıklar sonucu gelişebileceği gibi, doğuştan gelen yapısal bozukluklar veya anne karnında geçirilen enfeksiyonlara bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Bunun yanı sıra bazı genetik epilepsi türleri de bulunmaktadır. Bu türlerde tüm görüntüleme yöntemleri normal olsa bile epilepsiye yatkınlık görülebilir” şeklinde konuştu.
“EPİLEPSİ BULAŞICI BİR HASTALIK DEĞİLDİR”
Epilepsi hastalarının dikkat etmesi gereken konulara değinen Göl, “Epilepsi tanısı alan hastaların nöbet geçirmemek için dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Öncelikle uyku düzeni çok önemlidir. Hastaların uykularını düzenli alması gerekir. Bazı ilaçlar nöbet eşiğini düşürebilir. Bu nedenle hastalar, herhangi bir hekime başvurduklarında epilepsi hastası olduklarını mutlaka belirtmelidir. Böylece bu ilaçlar kendilerine reçete edilmez. Bazı epilepsi türleri ışıkla tetiklenebilir. Bu nedenle ışık hassasiyeti olan hastalar, oyun konsolları veya benzeri cihazlara dikkat etmeli ve yaşam koşullarını buna göre düzenlemelidir. Epilepsi bulaşıcı bir hastalık değildir ve epilepsi, kişinin hayatına engel değildir. Epilepsi hastaları da herkes gibi günlük yaşamlarını sürdürebilir. Doktor olabilirler, bilim insanı olabilirler, toplumda her türlü mesleği icra edebilirler. Ancak epilepsi hastalarının yapmaması gereken bazı işler de vardır. Ağır ve tehlikeli işlerde çalışmalarına tıbbi olarak izin verilmez. Bunun nedeni hem hastanın kendisi hem de çevresi için risk oluşturabilmesidir. Bunun dışında uygun koşullar sağlandığında epilepsi hastaları pek çok işi yapabilirler” ifadelerini kullandı.
