Kayseri’de KESK ve DİSK’ten 1 Mayıs kutlaması

Kayseri’de KESK ve DİSK’ten 1 Mayıs kutlaması

Kayseri’de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı.

DİSK ve KESK üyeleri Gevher Nesibe Mahallesi’nde bir araya gelerek Mimarsinan Parkı’na yürüdü. Burada çok sayıda sendika üyesi bir araya geldi. Programda konuşan DİSK Bölge Temsilcisi Ramazan Benian, “Bugün burada sadece bir bayramı kutlamak için değil, hakkımızı, hukukumuzu, emeğimizi savunmak için bir aradayız. Bugün 1 Mayıs. Bugün işçinin, emekçinin, alın terinin günü. Ama ne yazık ki ülkemizde emekçinin bayramı, yıllardır bayram gibi yaşanamıyor. Çünkü bu ülkede emeğin değeri düşürülüyor, alın teri yok sayılıyor. Bugün soframızda eksilen sadece ekmek değil. Bugün cebimizden çalınan sadece para değil. Bugün geleceğimiz çalınıyor. Enflasyon karşısında eriyen ücretler, açlık sınırının altına itilen asgari ücret, yıllarca çalıştıktan sonra yoksulluğa mahkum edilen emekliler. Bu tablo kader değil, bu düzenin sonucudur. Çiftçi toprağını ekemiyor, esnaf kepenk kapatıyor. Gençler umutsuz, öğrenciler geleceksiz bırakılıyor. İşçiler üzerindeki vergi yükü her geçen gün artıyor. Az kazanan çok vergi ödüyor, çok kazanan az vergi ödüyor. Bu adaletsizliği. Kabul etmiyoruz” diye konuştu.
KESK Dönem Sözcüsü Eyza Türker ise, “Demokrasinin, adaletin, hukukun, eşitliğin olmadığı bir yerde emeğin, emekçilerin hakları da yok sayılır. Talepleri görülmez, duyulmaz olur. İşte tam da bu yüzden ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğünden toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına, seçme ve seçilme hakkından sendikal hak ve özgürlüklere, haber alma hakkına kadar uzanan saldırılar esasında emeğine sahip çıkanlara yönelik sömürü zeminini güçlendirmek için yürütülüyor. İktidar bu politikalarına rıza göstermeyen öğrencisinden gazetecisine, belediye başkanından sendikacısına kadar her kesime adeta savaş açıyor. Hakkını, hukukunu arayan, adalet isteyen, herkesi hedef alan baskılarla tüm toplum nefessiz bırakılıyor. Halkın iradesi yok sayılıyor. Halkın iradesiyle seçilen yerel yöneticiler siyasi kararlarla görevden alınıp yerlerine kayyumlar atanıyor. Laikliğe yönelik saldırılar eğitim başta olmak üzere, tüm kamusal alana yayılıyor. Kadın cinayetleri artarken kadınları korumakla yükümlü mekanizmalar bilinçli olarak devre dışı bırakılıyor. Kadınlar korunmadıkları için, şikâyetleri dikkate alınmadığı için, uzaklaştırma kararları uygulanmadığı için öldürülüyor. Bu ülkede kadınlar yalnızca öldürülmüyor; ölümleri de görünmez kılınıyor. İntihar denilerek üstü örtülüyor. Örtü kaldırıldığında altından iktidar destekli çete, mafya batağı ve çürümüşlük çıkıyor” ifadelerini kullandı.
“Bizlere hak, hukuk, adalet, demokrasi vadedemeyen düzen; yıllarca bizi bölerek, parçalayarak, ayrımcılıkları körükleyerek ayakta kaldı. Dolayısıyla çözüm demokrasinin kırıntılarına dahi tahammül edemeyenlerde değil, emekçi halklarının örgütlü ortak yaşam iradesindedir. Yıllardır bize emeğe, insana, kadına, çocuğa, demokrasiye, eşitliğe, barışa düşman bir köhne sistem dayatılıyor. Elbette ki bu köhne düzen kendiliğinden değişmeyecek. Bu düzeni biz değiştireceğiz. Birleşeceğiz ve değiştireceğiz” dedi.

Google+ WhatsApp