Mahmut Arıkan: Her şeyi görüyorlar ama pazardaki fiyatları görmüyorlar
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Ankara’nın gündemiyle Anadolu gündemi aynı değil. Ankara’da her şeyi tartışıyorlar ama emekli maaşını tartışmıyorlar. Her şeyi konuşuyorlar ama asgari ücreti konuşmuyorlar. Her şeyi görüyorlar ama çarşıdaki, pazardaki fiyatları görmüyorlar” dedi.
SP Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Kocasinan ilçe teşkilatının 1000 yeni üye katılım törenine katıldı. Burada konuşma yapan Arıkan, “Şundan emin olunuz; büyüyen sadece sayılarımız değildir. Biz aramıza katılan her üye ile umudu büyütüyoruz. Katılan her üye ile, sadece teşkilatımızı değil, İmralı ile Silivri arasında hapsedilmeye çalışılan yeniden büyük Türkiye ufkunu büyütüyoruz. Büyüyen sadece rakamlarımız değil, ülkemizi dört bir yandan saran devasa tehlikeleri bertaraf edecek inancı büyütüyoruz. Büyüyen sadece partimiz değil, ülkemizin geleceği adına yerli ve milli bir duruşu, sarsılmaz bir iradeyi büyütüyoruz. Aziz milletimizin; bu kısa sürede partimize gösterdiği ilgi ve teveccühe bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“HAZİNE İMKANLARIYLA DEĞİL FEDAKARLIKLA BÜYÜYORUZ”
Yaptıkları çalışmalara değinen Arıkan, “Elbette biz bu çalışmaları; hazinenin imkanlarıyla değil teşkilatımızın fedakarlığı ile gerçekleştiriyoruz. Saadet Partisi olarak, hazineden aldığımız milyonlarca liralık seçim yardımı yok. Partimize, şahsımıza tahsis edilmiş devlet uçakları, kamu araçları, devlet imkanları yok. Peki ne var? İşte bugün Kocasinan’da, bu salonu doldurmuş; binlerce fedakar ve çalışkan yürek var. Milli görüş bu milletin özüdür, aslıdır, mayasıdır. Bizler Anadolu’yuz. Saadet Partisi, müstekbirlerin değil mustazafların partisidir. Saadet Partisi, milletine tepeden bakanların değil milletin bağrından çıkanların partisidir. Saadet Partisi, gösteriş ve şatafatı itibar sayanların değil, otobüs duraklarında bekleyenlerin temsilcisidir. Saadet Partisi lüks plazalarda parti yapanların, ihale paylaşanların değil inşaat şantiyelerinde emeği sömürülenlerin temsilcisidir. Saadet Partisi, 50 bin liralık ayakkabı giyenlerin değil, ayağındaki lastik ayakkabı çamurlu diye devletin arabasına binmekte imtina edenlerin partisidir. Saadet Partisi helal olan 4’ün haram olan 5’ten büyük olduğunu bilenlerin partisidir” ifadelerini kullandı.
“TEHLİKE BU KADAR YAKINKEN MİLLET KAYIKÇI KAVGALARIYLA MEŞGUL EDİLİYOR”
Dünyada yaşanan gelişmelerle ilgili açıklama yapan Arıkan, “Biz Anadolu’yuz derken sadece bir coğrafyadan söz etmiyoruz. Biz Anadolu’yuz demek; zulme sessiz kalmamak demektir, mazlumun kimliğine bakmadan yanında durmak demektir, hakkı savunurken bedel ödemeyi göze almak demektir. İşte bu yüzden bizim siyasetimiz sınırlarla daralmaz. 1000 yıldır, din, tarih ve kültür birliğine sahip olduğumuz kardeş ülkeler bir bir işgal ediliyor. Her biri ayrı bir kaosun içinde. Şöyle bir tabloya bakalım. 79’dan bu yana İran’ı ambargoyla boğan ABD, şimdi İran’ı demokrasiyle boğmak istiyor. Gazze’de bir ateşkes işletildiği iddia ediliyor. Fakat sözde ateşkes başladığından beri yüzlerce çocuk, saldırılarda hayatını bugün hala kaybediyor. Yardım ve tıbbi malzemeler girmediği için, soğukta, yağmurda çadırlarda verilen mücadeleyi söylemiyorum bile. Doğu Türkistan’da soydaşlarımız hesapsıza işkence görüyor, hapislerde ölüme terkediliyor, asimilasyon ve soykırım devam ediyor. Suriye kendi iç sorunlarıyla boğuşurken, işgalci İsrail, ‘fırsat bu fırsat’ diyerek Suriye topraklarında çoktan bayrağını dalgalandırmaya başladı. Venezuella petrolü çoktan Trump’ın bizzat kendisinin kontrolüne girdi. Sudan’da, Yemen’de, Arakan’da masumların kanı akıtılmaya devam ediyor. Dünyayı sömüren emperyalist zihniyetler Afganistan’dan Mısır’a, Suriye’den Irak’a, Venezuela’dan İran’a bütün bölgeyi, bütün dünyayı kendi menfaatleri doğrultusunda yeniden şekillendirmeye çalışıyor. Peki böylesine kritik gelişmelerin yaşandığı bir dönemde bu coğrafyanın en güçlü ve en stratejik ülkesi olan Türkiye’mizde neler oluyor? Tehlike bu kadar yakınken, maalesef milletimiz aylardır kayıkçı kavgalarıyla meşgul ediliyor. Yanlış politikalarla, milletin evlatları arasında düşmanlık tohumları ekiliyor. Partilerinin geleceğini düşünenler, Türkiye’nin geleceğini yok ediyorlar. Belki üç oy fazla alırız diye milleti kutuplaştırıyorlar. Siyasi rant için suni gündemlerle vakit geçiriyorlar. Bu suni gündemlerle halkın gerçek gündemini örtmeye çalışıyorlar” dedi.
“ANKARA’NIN VE ANADOLU’NUN GÜNDEMİ AYNI DEĞİL”
Anadolu’yu karış karış gezdiklerini söyleyen Arıkan, “Çiftçimizin, esnafımızın elini sıkıyoruz, gencimizin derdini dinliyoruz, emeklimizle çay içiyoruz. Gördüğüm manzara şu; Ankara’nın gündemiyle Anadolu gündemi aynı değil. Ankara’dan ülkeyi yönetmeye çalışanlarla, Anadolu’da ayakta kalmaya çalışanların dertleri aynı değil. Ankara’da her şeyi tartışıyorlar ama emekli maaşını tartışmıyorlar. Her şeyi konuşuyorlar ama asgari ücreti konuşmuyorlar. Her şeyi görüyorlar ama çarşıdaki, pazardaki fiyatları görmüyorlar. Her şeyi biliyorlar ama uyuşturucu rakamlarını, bağımlılık sayılarını bilmiyorlar” şeklinde konuştu.
“BU MİLLETİ İNANDIRAMAZSINIZ"
Ülke gündemine değinen Arıkan, şöyle konuştu: “Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumu ne anlatır? Ne Sayın Şimşek’in sürekli anlattığı grafikler, Ne TÜİK’in sürekli açıkladığı rakamlar, ne de hükümet yetkililerinin öve öve bitiremediği veriler anlatamaz. Türkiye’de kötü giden ekonomiyi Kayseri’de gazi olduğu durakta canına kıyan Ferdi Çatal anlatır. Memleketi için, canını siper etmiş bu vatan evladını yoksulluğa, çaresizliğe çok kolay erişilebilen kumar bataklığına sürükleyen düzen anlatır. İstediğiniz kadar ‘ekonomi büyüyor’ diye anlatın, bu milleti artık inandıramazsınız.”
“5Y’YE İZİN VERMEYECEĞİZ”
Sözlerini sürdüren Arıkan, “Bu suni gündemlerle halkın gerçek gündemini örtmeye çalışıyorlar. Huzurlarınızda söz veriyorum; bu horoz dövüşüne, bu Hacivat Karagöz tiyatrosuna, bu kavuklu pişekar sahnesine artık izin vermeyeceğiz. Huzurlarınızda söz veriyorum; bu yalan ve talan düzenine karşı bütün gücümüzle mücadele edecek ve şu 5Y’ye karşı duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz. Birincisi yolsuzluk. Yolsuzluk, rüşvet ve iltimasa asla izin vermeyeceğiz. Garip gurebanın hakkını, yetim hakkı korur gibi koruyacağız. İhalelerde şeffaf, denetlemede son derece titiz olacağız.
İkincisi yandaşlık. Yandaşlığa, adam kayırmaya prim vermeyeceğiz. Hizmette partizanlık yapmayacağız. Emaneti ehline vereceğiz. Üçüncüsü yalakalık. Çevremizde yalakaların öbeklenmesine müsaade etmeyeceğiz. Farklı fikir ve düşüncelere itibar edecek, hoşumuza gideni değil hoşumuza gitmese de doğru olanı yapacağız. Dördüncüsü yağma. Milletin kaynaklarının yağmalanmasına izin vermeyeceğiz. Çevrenin, tarihin, sahillerin, yeşil alanların talan edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Beşincisi yasak. Türkiye’yi normalleştireceğiz. Fikirlerin konuşulduğu yerde hakikat ortaya çıkar. Şiddete başvurmadığı sürece her tür fikir ve düşüncenin önünü açacağız” ifadelerini kullandı.
