KADİM KENTİN TARİHİ VE KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİNE SAHİP ÇIKAN BÜYÜKŞEHİR
Kayseri Büyükşehir Belediyesi, tarihi ve kültürel mirası koruma ve yaşatma çalışmalarına devam ediyor. Bir taraftan yeni müzeleri şehre kazandırma çalışmalarını diğer taraftan mevcut müzelerde yenileme çalışmalarını sürdüren Büyükşehir, Arkeoloji Müzesi’nde konservasyon laboratuvarı kurdu.
Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde kadim kentin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkan Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Kayseri’nin zenginliklerini koruma, yaşatma ve geleceğe taşıma yönündeki çalışmalarını çeşitlendirerek sürdürüyor.
Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığı tarafından bir taraftan yeni müzeler şehre kazandırılırken diğer taraftan da mevcut müzelerde yenileme çalışmaları yapılıyor. Büyükşehir şehre değer katacak müze çalışmalarının yanında tarihi ve doğal alanlarda yürütülen arkeolojik ve paleontolojik kazılara da destek verirken bu kazılardan ortaya çıkarılan çok değerli eserler ise müzelerde sergileniyor.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde tarihi Kayseri Kalesi’nde yer alan Arkeoloji Müzesi içerisinde konservasyon laboratuvarı kuruldu.
Bu laboratuvarda gerek şehirdeki müzelerde sergilenen ve periyodik bakım ihtiyacı duyulan eserlerin gerekse şehirde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan ve acil müdahale gerektiren eserlerin bakım, temizlik ve konservasyonları yapılmaya başlandı. Kazılarda ortaya çıkarılan ve bugüne kadar Nevşehir Bölge laboratuvarına gönderilen eserler artık bu laboratuvarda koruma altına alınıyor. Diğer taraftan laboratuvarın çalışmaları ile sergide ve depoda yer alan eserlerin deformasyonları önlenerek gelecek nesillere daha sağlıklı bir biçimde ulaşması sağlanacak.
Laboratuvarın çalışmalarına dair bilgiler veren Konservasyon Uzmanı Sibel Çetinkaya koruma, onarım uygulamalarında öncelikli yaklaşımın teşhis olduğunu belirterek, “Teşhisi gerçekleştirebilmek için ön inceleme, analizler, testler, mikroskobik görüntüler gibi çalışmalar yapmaktayız. Teşhisler bizi tespite götürür. Eserlerimizdeki sorunları, bozulmalarına neden olan korozyon ürünleri ya da diğer eserler için farklı bozulma türlerini tespit ettikten sonra onlara uygulayacağımız en uygun müdahale yöntemine ve bu müdahaledeki malzemelere karar veririz” diye konuştu.
Konservasyon sürecinin hummalı şekilde geçtiğini dile getiren Çetinkaya, geri dönüşü olmayan işlemler yaptıklarını kaydederek, “Çünkü yaptığımız işlemin bir şekilde gerişi dönüşü yoktur. Halk arasında temizlik olarak bilinen bu tabir aslında bizim için çok önemli bir aşamadır. Neyi temizlediğimizi bilmemiz gerekir. Temizlediğimiz şey eserin kendisi midir, üzerindeki korozyon tabakaları ya da bozulmaları mıdır? Bu unsurlar konservasyon uygulamasında önemlilik arz etmektedir” ifadelerini kullandı.
