Davutoğlu: 'Kimse bize çözüm sürecini rafa kaldırdın diyemez!'

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Çözüm Süreci'ni rafa kaldırmışız. Bir defa biz mi kaldırdık? Kimse bize 'rafa kaldırdın' filan diyemez.' dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, TRT 1, TRT Haber ve TRT Türk ekranlarında yayınlanan “Başbakan ile Özel Yayın” programına konuk oldu. Davutoğlu, Konya Hz. Mevlana Türbesi’nde yapılan programda, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin temel meselesinin yoksullukla mücadele olacağını kaydeden Davutoğlu, “Yasaklı bir Türkiye’yi savunan kim varsa AK Parti’de olmayacak. Kim yaparsa yapsın, yolsuzluklara müsamaha gösteren hiç kimse AK Parti’de olmayacak. Hepimiz bununla ortak mücadele edeceğiz. Elimizden geleni yaptık, yapmaya da devam edeceğiz” diye konuştu.

“SAYIN BAHÇELİ TÜRKİYE’NİN EN AZ ÜÇTE BİRİNDE MEVCUDİYETİ OLMAYAN BİR PARTİNİN GENEL BAŞKANI”

AK Parti’nin Türkiye’nin her bölgesinde mitingler yaptığını, Devlet Bahçeli’nin bunu yapamayacağını belirten Davutoğlu, “Sayın Bahçeli, bu illerin önemli bir kısmında, Türkiye’nin en az üçte birinde mevcudiyeti olmayan bir partinin genel başkanı; varsa da tabela şeklinde. Kılıçdaroğlu da aynı şekildei birçok şehirde yüzde 1 ile 3-5 oy almış. Demirtaş'ı zaten saymıyorum; 'Türkiyelileşmek'ten bahsediyor ama Türkiye’nin çoğunda ziyaret yapabilecek popülariteye, inandırıcılığa sahip değil. Biz her yerde siyaset yapıyoruz. AK Parti, Türkiye’ nin en önemli sigortasıdır” şeklinde konuştu.

Bahçeli’nin, AK Parti ile HDP aynı hükümette yer alırsa, AK Parti oy kaybeder hesabı yaptığını, bu nedenle seçim hükümetine katılmadığını belirten Davutoğlu, şunları ifade etti:

“Şöyle hesap etti Sayın Bahçeli; MHP demeyeyim, MHP girmek istedi, Bahçeli istemedi. Kendisi de itiraf ediyor, şöyle düşündü; ‘Biz girmezsek bunlar HDP ile aynı hükümette yer alırlar, biz de bunu ülkenin özellikle İç Anadolu ve değişik kesimlerinde HDP’nin çok antipatik olduğu yerlerde, AK Parti ile HDP aynı kefede diye gösterip bir seçim malzemesi haline getiririz.' Fakat oyunları ayaklarına dolaştı; çünkü sorumluluk sahibi MHP’li Milletvekili Sayın Türkeş, bu sorumluluğu kabul etti. Bu oyun orada ve daha sonra HDP’li bakanların da çekilmesiyle yine bozuldu. CHP şöyle hesap etti; 'Seçime girerken niye ben sorumluluğu paylaşayım.' Halbuki paylaştıkları şey AK Parti’yi kurtaracak bir sorumluluk değil. Hükümet kurmayı biz talep etmiyoruz ki sizden, Anayasa talep ediyor. Bundan kaçındılar. HDP zaten iki bakan, bizim tercih ettiğimiz, geldiler bir ay sonra onlar da çekildi. Şunu göstermiş olduk, herkes de bunu görmüş oldu; bunlar zor zamanda kalındığında bu milleti kaderiyle ve AK Parti ile baş başa bırakır.”

Çözüm sürecini rafa kaldıran tarafın kendileri olmadığını açıklayan Başbakan Davutoğlu, “Çözüm Süreci'ni rafa kaldırmışız. Bir defa biz mi kaldırdık? Ceylanpınar’da iki polisimizi gece öldürerek şunu demek istediler o gün; emin olun sabah haber bana geldiğinde ilk sorduğum soru şu oldu: ‘Burada bir provokasyon olabilir, yeni bir çatışma ortamı çıkabilir, tetkik edin ve emin olun ki bu bölücü terör örgütü tarafından yapılmış olsun.’ 3-4 saat içinde telsiz konuşmaları önüme geldi. Bunların kendi aralarında, neredeyse bu alçakça saldırıyı yapanı tebrik eden konuşmalar, hem de kamuoyuna açıkladılar. Şimdi Demirtaş hesap versin bakalım, o saldırıyı kim planladı, kim yaptı? Verdikleri mesaj açıktı, 'Biz Ceylanpınar'da kamu görevlisini böyle cezalandıracak güçteyiz, kamu düzeni artık yoktur.' Öyle mi? Biz o zaman Kandil’de de terör olmayacağını gösteririz onlara, kimse de bize 'rafa kaldırdın' filan diyemez. Nitekim ondan sonraki 3 gün içinde 458 hedefi vurduk. Şimdi burada kim bitirdi? 2013 Mayısında çekilmesi gereken silahı unsurlar niye çekilmedi? Buradan da Kürt vatandaşlarıma sesleniyorum; 6-7 Ekim olaylarında sizin iş yerlerinizi, binalarını kim yıktı, kim yaktı? 2013 Mayıs'ından bu yana Çözüm Süreci ortamı içinde biz bütün iyi niyetli çabamızı gösterirken bazı iş adamlarını haraç için dağlara kim kaldırdı, Diyarbakır annelerinin çocuklarını kim götürdü? Biz bunları tek tek tespit ettikten ve artık bize meydan okuyan bir yapı, tutum olduğu için gereğini yaptık” ifadelerini kullandı.

SEÇİM VAATLERİ

Davutoğlu, Muhalefet liderlerinin AK Parti’nin seçim vaatlerini taklit olarak değerlendirdiğinin hatırlatılması üzerine, AK Parti vaatlerinin önemli bir kısmını 7 Haziran öncesinde de söylediklerini belirt. Doğum hediyelerinin, şubat ayında açıklanan Ailenin Güçlendirilmesi ve Nüfus Dinamizminin Korunması Paketi'nde olduğunu dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Ben bunu yanımda 6-7 bakanla açıklamıştım. Mesela, iş başı eğitimi üzerinden 6 aylık maaşın devlet tarafından ödenmesi, yine şubat ayında açıkladığım İstihdam Paketinde var. Birçok husus fakat bunun halka anlatımı esnasında bir eksiklik oldu, bunu kabul ediyorum. Ama 7 Haziran'dan sonra ek hususlar getirdik. Bütün bu vaatlere baktık ve hani başta söyledim; 7 Haziran'dan sonra geniş anket çalışmaları yaptık, o anket çalışmalarında halkımızın bizden beklentilerinin ne olduğunu tekrar tekrar sorduk ve o beklentiler etrafında bu vaatleri daha da güçlendiren, özgün bir takım yeni vaatlerle besleyen bir paket açıkladık. Mesela buradaki özgünlük diyelim; 6 aylık maaşı 1 yıla çıkardık. İş kuracak gençlere 50 bin TL vermek, sonra 100 bin TL faizsiz kredi vermek. Bu tamamıyla son dönem yaptığımız çalışmalarla ortaya çıkan özgün bir düşünceydi.”

Başbakan Davutoğlu, AK Parti’nin seçim vaatlerinin maliyetinin 21 milyar TL olduğunu, buna karşılık CHP ve MHP’nin vaatlerinde açıkladığı kalemlerin maliyetlerinin 150 milyar TL olduğunu vurguladı. CHP ve MHP’nin kaynağı tüketen vaatlerde bulunduğunu kaydeden Davutoğlu, AK Parti’nin vaatlerinin yapı olduğunu belirtti.

Google+ WhatsApp